The Gallipoli Campaign or the Dardanells Campaign took place in World War I between 25th April 1915 and 9th January 1916. The Allied Powers wanted to secure the Northern Peninsula of the Dardanelles Strait so that they could provide a sea route through to their ally Russia. The Ottoman Empire stood in the way of this and after 8 months of fighting with many deaths and injuries on both sides the invasion force was withdrawn to Egypt and the campaign ended.
With the Ottoman Empire in decline it was important for Turkey to defend their lands and led by an outstanding leader by the name of Mustafa Kemal Ataturk this set the scene for the Turkish War of Independence and the birth of the Republic of Turkey some eight years later.
Today the war graves are visited by many tourists from New Zealand, Australia, The United Kingdom and of course from Turkey. There are many cemeteries and memorials and a number of museums where you can find out what it must have been like to be fighting in the hot conditions of the summer months. The loss of life is remembered by all but perhaps the most touching remembrance of all are the words by Mustafa Kemal Ataturk when in 1934 he wrote the following for those killed at Gallipoli:
Those heroes that shed their blood and lost their lives… You are now lying in the soil of a friendly country. Therefore rest in peace. There is no difference between the Johnnies and the Mehmets to us where they lie side by side now here in this country of ours… you, the mothers, who sent their sons from faraway countries wipe away your tears; your sons are now lying in our bosom and are in peace. After having lost their lives on this land they have become our sons as well.
These words have become a symbol that the war should be remembered not with hostility, but with human dignity.
Çanakkale Savaşı ya da diğer adıyla Gelibolu Harekâtı, I. Dünya Savaşı sırasında, 25 Nisan 1915 ile 9 Ocak 1916 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Müttefik Devletler, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı yürüttükleri bu harekâtta, Çanakkale Boğazı’nın kuzey yarımadasını ele geçirerek, Rusya’ya deniz yoluyla ikmal hattı açmak istemişlerdir. Ancak Osmanlı İmparatorluğu bu geçişin önünde bir engeldi. Yaklaşık 8 ay süren çetin çatışmalar ve her iki tarafın da büyük kayıplar vermesi sonucunda, müttefik kuvvetler geri çekilerek Mısır’a dönmüş ve harekât sona ermiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme döneminde gerçekleşen bu savaş, Türkler için topraklarını savunma mücadelesi açısından büyük önem taşır. Savaşın seyrini değiştiren ise, Mustafa Kemal Atatürk adındaki olağanüstü bir komutan olmuştur. Onun liderliğindeki bu başarı, ileride başlayacak olan Türk Kurtuluş Savaşı’na ve 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna zemin hazırlamıştır.
Günümüzde Çanakkale’deki şehitlikler, Yeni Zelanda, Avustralya, Birleşik Krallık ve elbette Türkiye’den gelen binlerce ziyaretçi tarafından anılmaktadır. Bölgede birçok mezarlık, anıt ve dönemin koşullarını gözler önüne seren müzeler bulunmaktadır. Özellikle yaz aylarının kavurucu sıcağında savaşan askerlerin yaşadıkları zorlukları bu müzelerde yakından görmek mümkündür.
Hayatını kaybedenlerin anısı her zaman yaşatılmaktadır. Ancak belki de en dokunaklı anma, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında savaşta hayatını kaybeden yabancı askerler için kaleme aldığı şu sözlerdir:
“Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar!
Burada dost bir vatanın toprağındasınız.
Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz.
Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar!
Gözyaşlarınızı dindiriniz.
Evlatlarınız bizim bağrımızdadır.
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır.
Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
Bu sözler, savaşın düşmanlıkla değil, insanlık onuruyla anılması gerektiğinin simgesi haline gelmiştir.
For Anzac Day information and guides click here





