Jewish Community

Jewish Community




For centuries, the Jewish community of Çanakkale, formerly known as Kale-i Sultaniye, lived beside the Dardanelles Strait, where Asia meets Europe and the waters of the Aegean merge with the Sea of Marmara. Their story is one of resilience, faith, trade and transformation, set against the backdrop of Ottoman grandeur, shifting borders and the tragedies of war. The first Jewish families arrived in the region as traders and craftsmen. Some settled as early as the Roman period in Parium, later moving to Byzantine Gallipoli. It was in the 17th century, after the founding of Kale-i Sultaniye as an Ottoman fortress town, that a more permanent Jewish presence began to take shape. By the 1800s, they had become a visible and vibrant part of the town’s population, numbering over 1,800 by the end of the 19th century.

The Jews of Çanakkale were more than residents. They were artisans, shopkeepers, tailors, bakers, porters, peddlers and translators. They spoke Ladino at home, a melodic blend of medieval Spanish and Hebrew, and conducted business in Turkish, French and Greek. Their place in the cosmopolitan life of the port town was firmly established. They built three synagogues to serve their growing numbers: Yachan, Hadache and the elegant Halio. One of the community’s most beloved public landmarks was the Aynalı Çarşı, or Mirror Bazaar, constructed in 1889 by a Jewish merchant named Eliyau Halyo. With its arched red-stone entrance and bustling market stalls, the bazaar became a symbol of the Jewish community’s prosperity and civic spirit. Its name was inspired by the decorative mirrors once donated by sailors and displayed on the walls.

This period of prosperity was not without hardship. A devastating fire in 1845 destroyed many Jewish homes and shops. Another followed in 1862. Then, in 1912, a powerful earthquake shook the city, damaging synagogues and toppling historic buildings. Still, the community endured, rebuilding their lives and reviving their traditions time and again. During the Gallipoli Campaign of 1915, Çanakkale was heavily bombarded by Allied naval forces, and many Jewish families were forced to flee to nearby towns. Despite the danger, Jewish men served in the Ottoman army, fighting and dying alongside their Muslim and Christian neighbours. In total, 558 non-Muslim Ottoman soldiers, including many Jews, lost their lives at Gallipoli. Their names are now honoured in exhibitions and memorials.

In 1934, another tragedy struck. The anti-Jewish pogroms that spread across Thrace reached Çanakkale, and the already dwindling Jewish population was shaken once again. Many fled to Istanbul, while others emigrated abroad. After the establishment of the State of Israel in 1948, most of the remaining community left. By the 1970s, only a few hundred Jews remained in Çanakkale. By the early 2000s, just a handful were left. Today, the Mekor Haim Synagogue, now restored, serves as a museum and cultural centre. It hosts exhibitions dedicated to the memory of Ottoman Jewish soldiers, local Jewish families and the once-flourishing Jewish quarter that stood not far from the waterfront.

Although the streets of Çanakkale’s old Jewish neighbourhood may now be quiet, the memory of its people lives on. It is found in faded photographs, in the still-standing walls of the Mirror Bazaar, in the echoes of Ladino prayers once spoken beneath vaulted synagogue ceilings, and in the descendants now living in cities as distant as Seattle, Tel Aviv and Istanbul. This was a community that made its mark quietly, steadily and with dignity. Their legacy is not forgotten. It endures, in stone and in story.

Address: Büyük Hamam Street ( Eski Havra Street ), Kemalpaşa, 17100 Çanakkale Merkez/Çanakkale


Yüzyıllar boyunca, Çanakkale’deki Yahudi cemaati — o dönemdeki adıyla Kale-i Sultaniye — Asya ile Avrupa’nın kesiştiği, Ege’nin sularının Marmara Denizi ile buluştuğu noktada yaşam sürdürdü. Hikâyeleri; direniş, inanç, ticaret ve dönüşümle şekillenmiş, Osmanlı ihtişamının, değişen sınırların ve savaşların gölgesinde gelişmiştir. Bölgeye ilk Yahudi aileler, tüccar ve zanaatkâr olarak gelmişti. Bazıları daha Roma döneminde Parium’a yerleşmiş, ardından Bizans döneminde Gelibolu’ya geçmişlerdi. Ancak 17. yüzyılda, Osmanlı’nın sınır kalesi olarak Kale-i Sultaniye’yi kurmasının ardından Yahudi topluluğu burada kalıcı bir varlık göstermeye başladı. 1800’lü yıllara gelindiğinde şehirdeki Yahudi nüfusu 1800’ü aşmış ve topluluk şehrin canlı ve görünür bir parçası hâline gelmişti.

Çanakkale’nin Yahudileri sadece sakin değil; aynı zamanda terzi, fırıncı, hamal, seyyar satıcı, dükkân sahibi, tercüman ve zanaatkârdı. Evlerinde Ladino diliyle konuşurlar, işlerini ise Türkçe, Fransızca ve Yunanca gibi farklı dillerde yürütürlerdi. Liman şehrinin kozmopolit yapısında köklü bir yer edinmişlerdi. Artan nüfuslarını karşılamak için üç sinagog inşa ettiler: Yachan, Hadache ve zarif mimarisiyle Halio. Topluluğun en değer verdiği kamusal yapılardan biri ise Aynalı Çarşı idi. 1889 yılında Yahudi tüccar Eliyau Halyo tarafından yaptırılan bu çarşı, kemerli kırmızı taş giriş kapısıyla ve hareketli dükkânlarıyla cemaatin refahını ve hayırseverliğini simgeliyordu. Çarşı, adını zamanında denizcilerin hediye ettiği ve duvarlara asılan aynalardan almıştı.

Bu refah dönemi, elbette zorluklardan bağımsız değildi. 1845 yılında çıkan büyük yangın, Yahudi mahallelerinin büyük kısmını kül etti. 1862 yılında başka bir yangın daha yaşandı. 1912 yılında ise güçlü bir deprem, sinagoglara ve birçok tarihi yapıya zarar verdi. Buna rağmen topluluk ayakta kalmayı başardı. Evlerini yeniden inşa etti, geleneklerini yaşatmaya devam etti. 1915’teki Çanakkale Savaşı sırasında şehir müttefik donanmasının ağır bombardımanı altında kaldı ve birçok Yahudi aile çevredeki daha güvenli bölgelere sığınmak zorunda kaldı. Ancak bu zor günlerde bile Yahudi erkekler Osmanlı ordusunda görev aldı. Müslüman ve Hristiyan vatandaşlarla birlikte cephede savaştılar, hayatlarını kaybettiler. Çanakkale’de hayatını kaybeden 558 gayrimüslim Osmanlı askerinin arasında pek çok Yahudi de vardı. Bu askerlerin isimleri bugün sergilerde ve anmalarda yaşatılmaktadır.

1934 yılında ise yeni bir trajedi yaşandı. Trakya’da başlayan ve Yahudileri hedef alan pogromlar Çanakkale’ye kadar ulaştı. Zaten azalmış olan Yahudi nüfusu yeniden büyük bir darbe aldı. Pek çoğu İstanbul’a kaçtı, bazıları da yurt dışına göç etti. 1948’te İsrail Devleti’nin kurulmasının ardından kalanların çoğu da ayrıldı. 1970’li yıllarda Çanakkale’de sadece birkaç yüz Yahudi kalmıştı. 2000’li yılların başına gelindiğinde ise yalnızca birkaç kişi kalmıştı. Bugün Mekor Haim Sinagogu, aslına uygun şekilde restore edilmiş olup müze ve kültür merkezi olarak hizmet vermektedir. Osmanlı Yahudi askerlerinin anılarına, yerel Yahudi ailelere ve bir zamanlar deniz kıyısına yakın bir bölgede yer alan Yahudi mahallesine dair sergilere ev sahipliği yapmaktadır.

Bugün Çanakkale’nin eski Yahudi mahallesi sessiz olsa da, bu insanların anısı yaşamaya devam etmektedir. Solmuş fotoğraflarda, Aynalı Çarşı’nın taş duvarlarında, sinagogların kemerli tavanlarında yankılanan Ladino dualarında ve Seattle, Tel Aviv, İstanbul gibi uzak şehirlerde yaşayan torunlarında bu izler hâlâ vardır. Bu topluluk, kendine özgü bir iz bırakmıştır. Sessizce, istikrarlı bir şekilde, onurlu bir yaşam sürmüşlerdir. Mirasları unutulmamıştır. Taşta ve hikâyede hâlâ yaşamaktadır.

Adres: Büyük Hamam Street ( Eski Havra Street ), Kemalpaşa, 17100 Çanakkale Merkez/Çanakkale

Leave a Reply

Welcome – Çanakkale

Set on the stunning Dardanelles Strait, Çanakkale is your gateway to ancient Troy and the legendary Gallipoli battlefields. With its rich history, lively waterfront, and welcoming atmosphere, it’s the perfect stop for curious travellers. Come and explore this unforgettable corner of Turkey!

← Back

Thank you for your response. ✨

Discover more from Çanakkale City - Çanakkale şehri, Türkiye

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading