Just 7 km from the city of Çanakkale lies a striking landmark that often catches the eye of drivers travelling along the Çan to Çanakkale highway. Perched dramatically on a rocky outcrop is what appears to be an old castle. Known locally as Gavurhisar Kalesi, but more commonly referred to as Atikhisar Castle, it is located near the village of Kayadere in a beautiful setting close to the Atikhisar Dam and reservoir, which supplies drinking water to the city of Çanakkale.
The origins of the castle are thought to date back to the 7th century BC, when it served as an important base for the Persians to control ancient trade routes. However, the ruins that remain today are from a much later period, likely the Byzantine era, although elements from both earlier and later times are also present.
The ruins sit atop a bedrock approximately 40 metres high. To reach the site, you must turn onto a small dirt track opposite the castle on the highway side and drive up to a clearing where you can park. Unfortunately, this area has become a popular weekend spot for picnickers and barbecue-goers, many of whom leave their litter behind. This has resulted in damage to the site, as well as occasional fires caused by carelessness.
From the parking area, prepare for a challenging walk through scrub and uneven dirt tracks. There is no marked path, so suitable footwear is essential to avoid slipping or injury. As you make your way up to the fortress, you’ll see sections of defensive walls, several towers, and ramparts. Take care—many of the stones are loose, and the towers remain unrestored. If you manage the climb to the top, you’ll be rewarded with breathtaking views of the Atikhisar Reservoir below. The castle’s storage areas or cisterns are particularly well preserved.
This is a fascinating place to explore, but it is also disheartening to see how neglected and damaged it has become over time. Treasure hunters, earthquakes, and erosion have all taken their toll. Perhaps one day, the castle will be restored to something closer to its former glory. Who knows?
Çanakkale şehir merkezine sadece 7 km uzaklıkta, Çan–Çanakkale karayolu üzerinde seyahat eden sürücülerin sıkça dikkatini çeken etkileyici bir yapı yer alır. Kayalık bir çıkıntının üzerinde yükselen bu yapı, uzaktan bir kale gibi görünür. Yerel halk tarafından Gavurhisar Kalesi olarak bilinse de, genellikle Atikhisar Kalesi olarak anılır. Kayadere köyü yakınlarında, Çanakkale’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı ve göleti çevresinde, oldukça güzel bir konumda yer almaktadır.
Kalenin kökeninin M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzandığı ve Persler tarafından antik ticaret yollarını kontrol etmek amacıyla önemli bir üs olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Ancak günümüze ulaşan kalıntılar çok daha sonraki bir döneme, muhtemelen Bizans dönemine aittir ve içinde daha erken ve daha geç dönemlere ait izler de taşımaktadır.
Kaleye ait harabeler, yaklaşık 40 metre yüksekliğinde bir kaya kütlesinin üzerinde yer alır. Bölgeye ulaşmak için, karayolunun kale tarafının karşısında yer alan toprak yola sapıp kısa bir mesafe ilerleyerek açıklık bir alanda aracınızı park etmeniz gerekir. Ne yazık ki bu alan hafta sonları piknikçilerin ve mangalcıların uğrak yeri hâline gelmiş ve birçok kişi geride çöp bırakmaktadır. Bu durum hem kalıntılara zarar vermekte hem de dikkatsizlik sonucu çıkan yangınlara neden olmaktadır.
Aracınızı park ettikten sonra sizi çalılıkların ve bozuk toprak yolların içinden zorlu bir yürüyüş bekler. Belirlenmiş bir patika bulunmadığı için, kayma veya sakatlanmaları önlemek adına uygun ayakkabılar giymek oldukça önemlidir. Kaleye doğru tırmanırken savunma duvarlarını, birkaç kuleyi ve sur kalıntılarını fark edeceksiniz. Ancak dikkatli olun; taşlar gevşemiştir ve kuleler restore edilmemiştir. Zirveye ulaşabilirseniz, Atikhisar Barajı’nın muhteşem manzarasıyla ödüllendirilirsiniz. Özellikle kalenin depo alanları veya sarnıçları oldukça sağlam durumdadır.
Burası keşfetmek için büyüleyici bir kale olsa da, zaman içinde nasıl terk edildiğini ve zarar gördüğünü görmek üzücü. Defineciler, depremler ve doğal aşınma yapıya büyük zarar vermiştir. Belki bir gün bu kale eski görkemine kavuşturulur. Kim bilir?







Leave a Reply