Heinrich Schliemann




Heinrich Schliemann is a name long associated with the discovery of ancient Troy. A wealthy German businessman who later turned to archaeology, Schliemann devoted much of his life and personal fortune to unearthing the legendary city described in Homer’s Iliad. Although widely credited as the man who “discovered” Troy, Schliemann’s legacy is layered with controversy—his fame shaped as much by bold ambition and self-promotion as by genuine discovery. Central to this story is Frank Calvert, a British expatriate and amateur archaeologist, whose contributions have often been overshadowed despite his crucial role in the identification of the site.

Born in 1822 in Germany, Schliemann became rich through trade and banking before pursuing his childhood passion for ancient history. His obsession with Homer’s epics drove him to seek out the real location of Troy, a quest that led him to north-western Anatolia in the 1860s. By that time, Frank Calvert had already settled in the region, living between his city home in Çanakkale and his family estate at Thymbra near the mound of Hisarlık. Calvert had long suspected that Hisarlık was the site of ancient Troy, and he had even begun small-scale excavations using his own funds.

Schliemann met Calvert during one of his early visits and was captivated by the potential of the Hisarlık site. With Calvert’s encouragement and permission to dig on his land, Schliemann began large-scale excavations in 1871. While Schliemann brought the necessary wealth and international attention, it was Calvert who had the archaeological instinct and local expertise. However, Schliemann’s hunger for recognition often eclipsed Calvert’s quiet scholarly approach. Though Schliemann occasionally acknowledged Calvert in correspondence, he rarely gave him proper public credit. The image of Schliemann as the sole discoverer of Troy soon took hold in the public imagination.

In reality, Calvert was far more than an assistant—he was the guiding intellect behind the selection of the Hisarlık site. A notable and rare photograph taken during the Hisarlık Conference shows Calvert among other early researchers and visitors, standing quite literally at the heart of the site he helped to identify. This photograph is one of the few surviving visual testaments to his presence and significance in the story of Troy’s rediscovery.

Frank Calvert seated with hat, first on the left – Hisarlık Conference

Schliemann’s excavation methods were, by modern standards, reckless. He dug deep trenches through the mound with little regard for stratigraphy, and in the process, he likely destroyed critical archaeological layers—perhaps even the very Troy he was searching for. Scholars later criticised his methods for doing irreparable harm to one of antiquity’s most important sites. Additionally, Schliemann’s personal life drew scrutiny. His second wife, Sophia, was just 16 when he married her—a fact often cited in reflections on the more troubling aspects of his character.

Sophia Schliemann, wife of Heinrich Schliemann, wearing treasures found at Hisarlik

Despite these issues, Schliemann succeeded in bringing archaeology into the public consciousness. His discoveries captured the imagination of Europe, and he was lauded as a romantic hero of classical discovery. But his fame came at a cost—to the integrity of the site and to the reputation of those who helped him, particularly Calvert.

Today, Frank Calvert is finally receiving overdue recognition. Modern historians acknowledge that without Calvert’s insight and groundwork, Schliemann may never have set foot at Hisarlık. While Schliemann had the money and the vision, it was Calvert who had the knowledge and the quiet resolve to uncover the truth. Together, their partnership—uneven as it was—changed the course of archaeological history. The story of Troy’s rediscovery, when told fully, is not just the story of Schliemann’s ambition, but also of Frank Calvert’s enduring legacy, buried for too long beneath the surface.


Heinrich Schliemann, antik Truva’nın keşfiyle uzun zamandır anılan bir isimdir. Başarılı bir Alman iş insanı olan Schliemann, daha sonra arkeolojiye yönelmiş ve hayatının büyük bir bölümünü, Homeros’un İlyada destanında anlatılan efsanevi şehri gün yüzüne çıkarmaya adamıştır. Her ne kadar Truva’yı “keşfeden” kişi olarak geniş çapta tanınsa da, Schliemann’ın mirası birçok tartışmayı da beraberinde getirir — ünü, gerçek keşiflerden çok hırslı tutumu ve kendini ön plana çıkarma çabalarıyla şekillenmiştir. Bu hikâyenin merkezinde ise, sit alanının belirlenmesinde hayati rol oynayan ancak katkıları çoğu zaman gölgede kalan Britanyalı göçmen ve amatör arkeolog Frank Calvert yer alır.

1822 yılında Almanya’da doğan Schliemann, çocukluğundan beri ilgi duyduğu antik tarih alanına yönelmeden önce ticaret ve bankacılık yoluyla büyük bir servet edinmiştir. Homeros’un destanlarına duyduğu takıntı, onu Truva’nın gerçek yerini bulma arayışına sürüklemiş ve bu yolculuk, 1860’lı yıllarda onu kuzeybatı Anadolu’ya getirmiştir. O yıllarda Frank Calvert çoktan bölgeye yerleşmişti. Çanakkale’deki şehir evi ile Hisarlık höyüğü yakınlarındaki Thymbra’daki aile çiftliği arasında yaşamını sürdüren Calvert, Hisarlık’ın antik Truva olduğundan uzun zamandır şüpheleniyor ve kendi kaynaklarıyla küçük çaplı kazılar yapıyordu.

Schliemann, bölgeye yaptığı ilk ziyaretlerden birinde Calvert ile tanıştı ve Hisarlık’ın potansiyelinden büyük ölçüde etkilendi. Calvert’in teşviki ve arazisinde kazı yapma izniyle, Schliemann 1871 yılında geniş kapsamlı kazılara başladı. Schliemann gerekli maddi gücü ve uluslararası ilgiyi getirirken, Calvert arkeolojik sezgiye ve yerel bilgiye sahipti. Ancak Schliemann’ın şöhret arzusu, Calvert’in sessiz ve akademik yaklaşımının önüne geçti. Schliemann, yazışmalarda zaman zaman Calvert’in adını geçirse de, ona hak ettiği kamuoyu takdirini nadiren verdi. Böylece Truva’nın tek başına Schliemann tarafından keşfedildiği imajı, kamuoyunda kalıcı yer edindi.

Oysa gerçekte Calvert bir yardımcıdan çok daha fazlasıydı — Hisarlık alanının seçilmesindeki asıl düşünsel güçtü. Hisarlık Konferansı sırasında çekilen nadir ve dikkat çekici bir fotoğraf, Calvert’i diğer erken dönem araştırmacılarla birlikte, gerçekten de katkı sağladığı yerin tam kalbinde ayakta gösterir. Bu kare, onun Truva’nın yeniden keşfindeki varlığının ve öneminin az sayıdaki görsel kanıtlarından biridir.

Schliemann’ın kazı yöntemleri, modern arkeoloji standartlarına göre dikkatsiz ve yıkıcıydı. Höyüğün içinden, tabakalaşmayı gözetmeden derin hendekler kazdı ve bu süreçte çok önemli arkeolojik katmanları — belki de bizzat aradığı Truva’yı — yok etti. Bilim insanları, Schliemann’ın yöntemlerini, antik dünyanın en önemli alanlarından birine onarılamaz zararlar vermekle eleştirmiştir. Ayrıca, kişisel yaşamı da eleştirilere konu olmuştur. İkinci eşi Sophia ile evlendiğinde genç kız sadece 16 yaşındaydı — bu durum, onun karakterine dair tartışmaların sıkça gündeme gelen yönlerinden biridir.

Tüm bu eleştirilere rağmen Schliemann, arkeolojiyi halkın ilgisine sunmayı başardı. Keşifleri Avrupa’nın hayal gücünü harekete geçirdi ve kendisi klasik keşiflerin romantik kahramanı olarak övüldü. Ancak bu ün, kazı alanının bütünlüğüne ve özellikle Calvert gibi yardım edenlerin itibarına zarar verme pahasına elde edildi.

Günümüzde Frank Calvert nihayet hak ettiği takdiri görmeye başlamıştır. Modern tarihçiler, Calvert’in ön araştırmaları ve öngörüsü olmadan Schliemann’ın Hisarlık’a asla ayak basamayabileceğini kabul etmektedir. Schliemann’ın parası ve vizyonu vardı, fakat bilgeliğe ve gerçeği ortaya çıkarmaya adanmış sessiz kararlılığa sahip olan Calvert’ti. Dengesiz de olsa, bu ikili ortaklık arkeoloji tarihinin seyrini değiştirmiştir. Truva’nın yeniden keşfi hikâyesi tam anlamıyla anlatıldığında, bu sadece Schliemann’ın hırsının değil, aynı zamanda Frank Calvert’in uzun süre gömülü kalmış kalıcı mirasının da hikâyesidir.

Leave a Reply

Welcome – Çanakkale

Set on the stunning Dardanelles Strait, Çanakkale is your gateway to ancient Troy and the legendary Gallipoli battlefields. With its rich history, lively waterfront, and welcoming atmosphere, it’s the perfect stop for curious travellers. Come and explore this unforgettable corner of Turkey!

← Back

Thank you for your response. ✨

Discover more from Çanakkale City - Çanakkale şehri, Türkiye

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading