
In the centre of Çanakkale, on Büyük Hamam Street—also known historically as Eski Havra Street—the city’s only remaining synagogue is located in the old Kemalpaşa neighbourhood. Known as the Mekor Hayim Synagogue, and sometimes referred to as the Yaşan Synagogue, the building was originally constructed as a private mansion in the 19th century before being converted into a place of worship for the local Jewish community. During the Second World War, it was requisitioned by the military and temporarily lost its function as a religious site, but it was returned to the community in September 1945.
Restoration work began in April 1964, and the synagogue was reopened for worship and community use. It continued to serve the local population for about eleven years. As the Jewish population in Çanakkale steadily declined, the building eventually ceased functioning as an active place of worship for several decades. A second phase of restoration began in 2003, and the synagogue was officially reopened on 29 October 2005, in a ceremony attended by former residents of the city, many of whom had come from Istanbul and abroad.
Today, the Mekor Hayim Synagogue stands as both a historical monument and a symbol of cultural heritage. Built with stone and brick and topped with a traditional Ottoman-style tiled roof, the structure features arched windows and original wooden detailing. While Çanakkale now has a very small Jewish population—fewer than ten people live in the city—religious services are occasionally held when numbers allow. These may include special Shabbat gatherings or holiday observances, usually organised by visitors with ancestral ties to the city.
The synagogue is typically open on weekday afternoons, often from 10.00 to 17.00, but visitors have sometimes found it closed without prior notice. Despite these occasional access issues, the building remains an important site for understanding the layered history of Çanakkale. Situated in what was once the heart of the Jewish quarter, the Mekor Hayim Synagogue continues to offer a quiet but meaningful link to the city’s multicultural past.
Çanakkale şehir merkezinde, Büyük Hamam Caddesi üzerinde—tarihi adıyla Eski Havra Sokağı’nda—kentin ayakta kalan tek sinagogu, Kemalpaşa Mahallesi’nde yer almaktadır. Mekor Hayim Sinagogu olarak bilinen bu yapı, bazen Yaşan Sinagogu olarak da anılır. Aslen 19. yüzyılda özel bir konak olarak inşa edilmiş, daha sonra Çanakkale’deki Yahudi cemaatine hizmet vermek üzere ibadethaneye dönüştürülmüştür. İkinci Dünya Savaşı sırasında askeri amaçla kullanılmış, ancak Eylül 1945’te yeniden cemaate iade edilmiştir.
1964 yılının Nisan ayında başlayan restorasyon çalışmaları sayesinde sinagog yeniden ibadete açılmış ve yaklaşık on bir yıl boyunca kullanılmıştır. Ancak zamanla kentteki Yahudi nüfusunun azalmasıyla birlikte, sinagog uzun bir süre boyunca dini amaçlarla kullanılmamıştır. 2003 yılında başlatılan ikinci bir restorasyon süreciyle yapı yeniden elden geçirilmiş ve 29 Ekim 2005 tarihinde, İstanbul ve yurtdışından gelen eski Çanakkale sakinlerinin katıldığı bir törenle resmi olarak yeniden açılmıştır.
Günümüzde Mekor Hayim Sinagogu hem tarihi bir anıt hem de kültürel miras sembolü olarak ayakta durmaktadır. Taş ve tuğladan inşa edilen yapı, Osmanlı tarzı kiremit çatısı, kemerli pencereleri ve özgün ahşap detaylarıyla dönemin mimari özelliklerini taşımaktadır. Çanakkale’de artık çok az sayıda Yahudi yaşamaktadır—şehrin daimi Yahudi nüfusunun on kişiden az olduğu tahmin edilmektedir—buna rağmen yeterli katılım olduğunda özel Şabat toplantıları veya bayram kutlamaları gibi dini etkinlikler düzenlenmektedir. Bu tür etkinlikler genellikle şehirle aile bağları bulunan ziyaretçiler tarafından organize edilmektedir.
Sinagog genellikle hafta içi öğleden sonraları, 10.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyarete açık olmaktadır. Ancak bazı ziyaretçiler bu saatlerde sinagogun kapalı olduğunu belirtmiştir. Bu duruma rağmen Mekor Hayim Sinagogu, Çanakkale’nin çok katmanlı geçmişini anlamak için önemli bir durak olmaya devam etmektedir. Bir zamanlar Yahudi mahallesinin kalbinde yer alan bu yapı, şehrin çokkültürlü geçmişine sessiz ama anlamlı bir bağ sunmaktadır.







Leave a Reply